2 Mart 2015 - 11:34
Ahmedinejad görüşmesinden notlar...

Bölge halkları birbirlerini boğazlarken Siyonistler de bir yerde oturup buna gülmekte. Şeytan kendi planlarını uygulamak için devamlı ahmak insanlar, ahmak nesiller bulabilir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran İslam Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad'ın konuşmacı olduğu, bizimde davetliler arasında bulunduğumuz gazeteci, akademisyen, kurum temsilcisinin katıldığı istişare toplantısına dair izlenimlerimi kısaca özetleyeyim. Öncelikle toplantıyı organize eden değerli dostlara emekleri teşekkür ederim. Sayın Cumhurbaşkanını yakinen tanımak, merak edilen konularda görüşlerini öğrenmek açısından faydalı bir toplantı oldu.

Sayın Ahmedinejad'la iki saate yakın istişare ettiğimiz konular arasında öne çıkan nokta 'küresel emperyalizme karşı ezilenlerin küresel adalet mücadelesi' vurgusuydu. Toplantıya farklı siyasal referanslara sahip gazeteci ve kurum temsilcisi katıldı buda doğallığında soru-cevap bölümünde farklılık arz eden görüşlerin ifade edilmesi anlamına geliyordu.

Sayın Ahmedinejad'ın konuklarına yaklaşımı oldukça kibar, ilgili ve duyarlıydı. Katılımcıların her biriyle alakadar olması, konuşmacıları pür dikkat dinleyip cevaben anlaşılır konuşmalar yapmasını takdirle karşıladım. Türkiye'den aşina olduğumuz kibirli ve üstenci siyasetçi profiline baktığımda başkanın duruşunun bu profilden tamamen farklı olduğunu söyleyebilirim. Karizmatik bir lider. Hitabeti güçlü.

Toplantının soru-cevap bölümünde bölgeyle alakalı kendisine yöneltilen sorulara Sayın Mahmud Ahmedinejat'ın verdiği cevapların özetini paylaşayım:

''Bölge halkları birbirlerini boğazlarken Siyonistler de bir yerde oturup buna gülmekte. Şeytan kendi planlarını uygulamak için devamlı ahmak insanlar, ahmak nesiller bulabilir. Ve bu ahmakların en kötüsü de bu işleri din adına yapanlardır. Bölgedeki durum oldukça açıktır. Ben, ABD ve Siyonist rejimin bölgede olup biten bütün olayların arkasında olduğuna inanan insanlardanım. Amerika eski Dışişleri Bakanı bu olayların daha önceden olacağını haber vermişti. Condoleezza Rice Dışişleri bakanıyken Ortadoğu'da olup bitecekler konusunda açıklama yapmıştı. Yeni bir Ortadoğu oluşturacağız diye açıkça ilan etti. Ve bu oluşumun, bu doğuşun, bir doğum sancısıyla oluşacağını açıkça belirtti... Ve elimize ulaşan bazı bilgilere göre bugün bölgede oluşan olayları 20 yıl önce planlamışlar. Ve sonucun onların lehine olduğu açıktır. Ve böyle devam ederse başka bir sonuç da çıkmayacak.

Bir problemi çözmek için önce onun kaynağının sebebini tespit etmemiz gerekir. Gribe yakalanan bir kişinin vücudu hastalığa elverişli olduğu için hastalanıyor. Ama her yorgun vücut hastalanır mı? Hayır. Yorgun bir vücuda dışarıdan bir mikrobun girmesiyle hastalanır. Ben bölgedeki olaylara bu gözle bakıyorum. Dışarıdan bir virüs yoluyla bütün bunların yaşandığını düşünüyorum. Biz bu vücudu takviye etmemiz gerekirdi. Ama şimdi bu virüslerle mücadele etmek zorundayız. Eğer düşmanların bu olayların arkasında olduğunu görürsek daha kolay mücadele ederiz. Ve bazıları da yine düşmanın planları doğrultusunda hareket ettiler.

Bölgedeki olayların çözüme kavuşması için 2 çözüm yolu sunabiliriz. Birincisi, düşmanlarla cephemizi kesin çizgilerle belirlememiz ve ayırmamız gerekir ve bunu açıklamamız gerekir. Düşmanların elleri bölgeden kesilirse problemlerin çözülmesi için uygun zemin hazırlanmış olur. Ve hepimiz yabancıların bölge meselelerine müdahale etmesine karşı ortak bir tavır almalıyız. Ve bir akiller ihtiyarlar heyeti kurulmalıdır. İran ve Türkiye'nin bu konudaki rolünün anahtar rolü olduğuna inanıyorum.

İkinci yol için de yine başka akil insanları ve sözüne güvenilir insanları bu kurula alalım. Ve bu problemlerin çözümü için bir girişim başlatılmalı. Ve bu çözüm yolunu da belli bir ilke yoluyla yapmalıyız.

1.ilke; Milletlerin hukuklarına, haklarına saygı duymaktır. Libya, Tunus, Suriye, Afganistan... Bu ülke halklarının kendi kaderlerini ve geleceklerini belirleme haklarına saygı duymalıyız. Halklar kendi kaderini kendileri tayin etsin. Mısır, Sudan da aynı...Hepimiz kabul etmeliyiz.

2. ilke meseleleri adalet esasına göre halletmeliyiz.

3. ise problemi çözmek için savaş aracına başvurmamalıyız. Bir masa etrafında görüşmek gerekir. Bunlar olabilecek şeyler. İran ve Türkiye el ele vererek bölgedeki sorunların çözümünde destek olmalı. Bunlar olmazsa İran ve Türkiye'de zarar görecek. Onlar bütün ülkeler için bir takım komplo planları yaptılar. Sadece Mısır ve Suriye için değil. Çok uyanık olmalıyız. Ve ben kendi gücümle bu yönde mücadele edeceğim.

Bugün öyle küçük meseleleri, tarihi küçük kırgınlıkları gündeme getirme zamanı değildir. Eğer böyle yaparsak ihanet etmiş oluruz. Ya da kişisel ve yönetimsel konuları gündeme getirmeye gerek yok. Çünkü bu durumda emperyalistler bölgeye daha kolay bir şekilde pusu kuracaklar. Ve bu durumda bir yüz yıl daha mücadele etmeliyiz ki bu duruma gelelim. 20. yüzyılı unutmayalım. Dikkat etmeliyiz ki 20. yüzyılın olayları yeniden tekrar etmesin.''

Ferhat AKTAŞ

Ekler